M-noktası: Nedir+ Neden önemlidir?

M-noktamı bulduğumda 7 yaşlarındaydım. Ne işe yaradığı hakkında bir fikrim yoktu ve onu nasıl adlandıracağımı da bilmiyordum ,ama evimizin arka bahçesi büyürken benim için tatlı bir içe dönüş yeriydi.

M-noktası, (meditasyon noktası) bence zorunlu olarak yaptığımız 'kişisel bakım' ile gerçekten kendinize dönebildiğimiz yer arasında birkaç dakikalığına robotik benliğimizden sıyrıldığımız yer. Olduğumuzu düşündüğümüz şey hakkındaki fikirlerimizden sıyrıldığımız yer. 

Problem: Meditasyonu ihmal ediyoruz

Rahatlamanın bu kadar kompleks ve karışık bir şey olduğunu kim bilebilirdi ki!

Çocuklar için brokoli neyse büyükler için de meditasyon o; faydalı ama ehhh ...Bu durum aslında çok normal  çünkü ne zaman birşeyi ''yapmalı'' olsak ,ondan kaçmak için elimizden geleni yaparız.Söz konusu hiç birşey yapmamak olsa bile:)

Thich Nhat Hanh şöyle demiş; ''Eğer oturmak sana zevk vermiyorsa ,oturma.Oturmanın doğru yolunu öğrenmek zorundasın.Oturmak zevk vermeli''

Çözüm: Akışa teslim olmak

Küçük mavi gezegende biyo-elektrikle çalışan varlıklarız.Dünyamız elektromagnetik enerji yayıyor ve bu elektrik dalgası bedenlerimizi şarj ederken bir yandan da üzerimizdeki elektrik yükünü alıyor.Yeryüzü Wifi,cep telefonu ve TV'nin radyasyonu emer ve bu sayede titreşimimiz yükselir, kortizol seviyesi düşer.Sanırım bu yüzden dışarda meditasyon yaptığımda,bedenim nefesime daha çabuk teslim oluyor ve zihnim de buna müdahelede bulunmuyor. 

Kendi M-noktanızı nasıl bulursunuz?

Çok basit.Yanlızca gözleriniz kapatın ve zihninizi sizi rahatlatan bir yere götürün. 

 Hiç  bir parkın, gölün ya da plajından önünden geçerken ''Ahh çok güzel ''diye iç geçirdiniz mi?

Eğer öyleyse, bu duyguyu bir test sürüşüne çıkarmanızı tavsiye ederim.Kendinize bu yerle haftada 1 ya da 2 kez bir randevu ayarlayın.Belki küçük bir yürüyüş, ya da kısa bir yüzme seansı ya da tam tersi.İstediğiniz kombinasyonu kullanabilirsiniz.

Bedenimiz kaynağımızla bağlanabilmemiz için bize sürekli ipuçları veriyor.Bu ipuçları görmezden gelinmeye çok yatkın olsa da, kendinizle bir anlaşma yapın ve sadece 5 dakikalığına o çağrıya cevap verin.Herşey bizi çağıran sesi duyabilmekle başlıyor.

Kendi deneyimimde dalgalar ve gökyüzüyle aşk yaşarken aklımdan Björk'ün sözleri geçiyor. ''Yanlızlık ne demek, hiç bir zaman anlayamadım''

Diğer blog yazıları için TIKLA

 


 

0 yorum

Yorumlar

Comments are moderated